İlim Deryasi.com
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR İLAHİLER OYUNLAR DOSYALAR SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM

HABER ARA


Gelişmiş Arama

EN ÇOK OKUNANLAR

Eposta Kayıt






hepsi burada

B-ÎCÂZ:

B-ÎCÂZ:

Tarih 19 Ağustos 2010, 18:46 Editör Admin

B-ÎCÂZ:

B—ÎCÂZ: 

 

İcaz (sözü kısaltma): Sözlükte; fiilinin masdan olup, işi çabuk yapmak, sözü kısa kesmek, özetlemek gibi mânalara gelir.[22] bir me'ânî teri­mi olarak; maksadı açık ve net bir şekilde ifâde etmek suretiyle, az kelim­elerle çok mânaları anlatmaya "icaz" denir.

Veya herhangi bir mefhumu, kendinden az lafızlarla ifâde etmeye icaz de­nilir.[23]

1- İcazın (sözü kısaltmanın) kısımları:

İcaz iki kısma ayrılır

a) İcâz-ı kısar: Bu icaz, hazıf yapılmadan, geniş ve engin mânaları kapsayan az sayıda kelime kullanmak suretiyle yapılır.

b) Hazıf icazı: (düşürme yoluyla yapılan kısaltma); İcâz'm bu kısmında; hazfedilen şeye delâlet eden bir ipucunun bulunması şartıyla ibarede bulunan kelimelerden bir veya birkaç kelimeyi; bir cümle veya bir­kaç cümleyi hazfetmek suretiyle yapılır.[24]

îcâzla ilgili bazı misâller:

Yüce Allah şöyle buyurmuş: «Bilesiniz ki; yarat­mak da emretmek de O'na aittir.»[25]

Peygamber (s.a.) şöyle buyurmuş: «Güçsüz, kafilenin başkanıdır,»[26]

Çok miktarda malı (davarları) süren bir bedeviye şöyle denildi:

«Bu mal kime aittir? O: "Allah'a . Elimdedir." (Yâni emânet olarak elimdedir.) dedi.»[27] 'Bu üç misalde "icâzü'l-hsar" vardır.

«Rabbin(in emri) geldiği ve melekler saf saf dizildiği zaman (her şey ortaya çıkacak).»[28] Bu ayette,   kelimesi hazfedilmiştir. Yüce Allah, her yerde hazır olduğu için, ona gelme fiilini nisbet etmek caiz değildir.

«Kâf, Şünll  Ve şerefli Kur'âna andolsun ki; kâfirler aralarından bir uyarıcının gelmesine şaştılar....»[29] Bu âyette, kasemin cevabı olan baresi hazfedil­miştir. Yâni; Kâf ve Şanlı Kur'ân'a yemin olsun ki siz ölümden sonra diri­leceksiniz.

Yüce Allah, Hz. Musa' mn, Hz. Şu'ayb'ın iki kızı ile meydana gelen hikâyesinde şöyle buyurmuş:

üzerine Musa, onların yerine (davarlarını) sulayıverdi. Sonra gölgeye çekildi ve: Rabbim! Doğrusu ba­na indireceğin her hayra (lütfuna) muhtacım dedi. Derken, o iki kadından biri utana utana yürüyerek ona geldi: Babam, dedi, bizim yerimize (hay­vanları) sulamanın karşılığını Ödemek için seni çağırıyor.»[30] Bu ayette, en az üç cümle hazfedilmiştir.

a) Kısar icazı ) ile ilgili bazı âyetler ve diğer misaller:

Yüce Allah, bir ayette şöyle buyurmuş:

Kısasta sizin için hayat vardır.»[31]

«İnanıp da imanlarına zulüm karıştırmayanlar, işte emniyet içinde olma onların hakkıdır. Ve onlar doğru yolu bulanlardır»[32]Bu misâlde, kısar icazı vardır.

«Yeryüzünden sular çıkardı, orada otlak­lar yarattı. »[33]

«Ey Muhammedi Sen affı '(kolaylık yolunu) tut, iyiliği emret ve cahillerden yüz çevir.»[34] Bu misâlde, kısar icazı vardır.

ö emrolunanları açıkça söyle ve ortak koşanlardan yüz çevir.»[35]

Muhakkak ki Allah, adaleti,

iyiliği, akrabaya yardım etmeyi emreder, çirkin işleri, fenalık ve azgınlığı da yasaklar. O, düşünüp uttasınız diye size öğüt verir.[36] »

«Şüphesiz, açık-seçik konuşmanın bir kısmı büyü gibidir. »[37] Bu'cümle, her türlü fasîh sözü kapsıyor.

b) Hazıf icazı    ile ilgili misaller:

Kelimeyi hazfetmek yoluyla sözü kısaltmaya, İmrü'ül-Kays'm şu :

«Zten (sevgilime) dedim ki; Allaha yemin ederim. Başımı ve mafsallarımı kesseler bile, senin yanında oturmaya devam edeceğim. »[38]

«(Oğulları), "Allah'a andolsun ki sen hâlâ Yûsuf u anıyorsun. Sonunda ya hasta olacaksın, ya da büsbütün helak olacaksın!"'dediler,»[39]    Bu ayette; kelimesi hazfedilmiştir.

Cümlenin düşürülmesiyle yapılan icaz, Kur'ân-i Kerîm'deki şu âyette olduğu gibi: «Eğer seni ya­lanlıyorlarsa (üzülme) senden Önceki Peygamberler de yalanlandı.»[40]     Yâni; Sen de o Peygamberleri örnek edinip üzülme, acıya dayan ve sabret. Birden fazla cümlenin hazfıyla (düşürülmesiyle) sözün kısaltılmasına örnek: Şu âyette olduğu gibi:

« Beni hemen (zindana) gönderin. .. .Ey Yusuf! Ey doğru sözlü kişi!. »[41] Yâni kendisinden rüya yorumunu sormam için beni Hz. Yusufun yanma gönderin! Dediğini yaptılar. Yu-sufun yanma gitti ve ona dedi ki;   « Ey Yusuf! Ey doğru sözlü kişi!......»

Ebû't-Tayyib el-Mütenebbî (Öİ.354/965), bir şiirinde şöyle demiş:

«Geçmiş ümmetler, zamanın gençliğinde geldiler. Ve zaman onları sevin­dirdi. Biz ise zaman (dünya) yaşlandığında geldik.»[42] Yâni artık bizi se­vindirecek bir şeyi kalmadığı için o bize kötülük yaptı.

«Meyve yedim ve su (içtim).»[43]

Yüzleri kararanlara şöyle denecektir; imân ettikten sonra kâfir mi oldunuz?»[44]  Müfessirler, bu âyeti tefsir ederken; "Yâni onlara de­nilir ki; İmân ettikten sonra inkâr mı ettiniz?" derler.

«Eğer bir Kur'ân'la dağlar yürütülseydi, veya onun­la yer parçalansaydı, yahut onunla ölüler konuşturulsaydı. (O Kur'ân, yine bu kitap olacaktı). Fakat bütün işler Allah'a aittir.»[45] «Anneleriniz ... size haram kılındı.»[46]  Yâni onlarla evlenmek size haram kılındı.

Ö«ce de sonra da emir Allah'a aittir.»[47] Yâni herşeyden önce ve her şeyden sonra , demektir.

c) İcazla ilgili bazı Hadisler :

 «Müslüman, müslümanlann

elinden ve dilinden zarar görmediği kimsedir.»[48]

«Bir şeyi sevmen, seni hem kör hem de sağır eder.»[49]

«.sevdiği ile beraberdir.[50]

»«Mü'minin niyeti, âmelinden daha hayırlıdır.[51]

Mide, hastalık evidir; perhiz ise ilâcın başı sayılır...»[52]

Kişi, kardeşi ile çok ve kalabalık sayılır,»[53]

Not: Edebiyatçılar, belagat âlimleri, zeki insanlar ve diğer bilim adam­ları bazı konularda sözü kısa kesmeyi"îcâz" uygun görmüşler. İcazı ge­rektiren başlıca durumlar şunlardır:

- Padişah ve kıralların valilere ve memurlara gönderdikleri genelgeler. Özellikle savaş, afet ve kriz zamanlarında.

- Sultanlara ait emirler ve yasaklarda.

- Padişahların vergi ve gümrük vergilerini tahsil etmek ve diğer devlet işlerini yürütme hakkında tedbirleri almakla ilgili yazı ve fermanları.

- Vaat ve uyarı ihtiva eden yazılar.

- Hediye edilen nimetlere ve yapılan iyiliklere karşılık teşekkür etmek.

- Merhamet dilemek ve şikâyetle ilgili dilek ve yazılarda.

- Bir yetkiliden kendisine iyi bakılmasını ve önem vermesini istemekle il­gili dileklerde.

- Özür dilemek, suç ithamından yakasını kurtarmak için yazılan yazılar.

- Birbirlerini sevenler ve arkadaşlar arasındaki kınamalar.

- Anlamaları için bir işaret yeterli olan akıllı kimselere hitap etmede.

- Konu ile ilgisi olmayan kimselerden bir hususu gizlemek için, işaret ile ifâde etmenin uygun olduğu yerlerde.

- Ezberi ve anlamayı kolaylaştırmak, -Yerin dar olması,

- Bir şeyi gizlemek ve sözü uzatmaktan meydana gelen bıkkınlığı ve usan­mayı gidermek. Ve benzeri yerlerde "îcâz" uygundur.[54]

Not 2: Bazı Türkçe örnekler:

- Vakit, nakittir.                                   

 -Azıcık aşım, ağrısız başım.

- Olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi.

- Bağbân bir gül için bin hâre hizmetkar olur.

- Âdeme, kendi ayağı ile devlet gelmez.   - Acımaz kestiği parmak şer'in.

- Olmayınca hasta, kadrini bilmez âdem sıhhatin.

- Yere düşmekle cevher sakıt olmaz kadr- u kıymetten.

- Atarlar taşı, elbette dırahtmeyvedâr üzre.

- Ateş olmayan yerden duman çıkmaz.      

- Ateş düştüğü yeri yakar.

- İstemeyene verilmez.                            

- Elçiye zeval yoktur.

- Derdini söylemeyen derman bulmaz.

- Ağaç köküne muhtaç,                           

- Akacak kan, damarda durmaz.

- Az söyleyen anılır, çok söyleyen yanılır.            

- Ev alma, komşu al!

- Sütten ağzı yanan, yoğurdu öfleyerek yer. v.s.[55]

 


[22] el-Kâmûs, s. 679; Lisânü'l-'arab, 5/427; el-Beyân ve't-tebyîn, 1/54; el-Külliyyât, s .220; 'Ulûmü'l-belâğa, s. 166; el-Belâğatü'i-'arabiyye, 'Ilmü'l-Me'ânî, s. 399; el-Belâğatü'l-'arabiyye, 2/26; Mu'cemü'l-mustalahâîi'l-belâğiyye, s. 202.

[23] Edebü'l-kâiib, s. 19; el-Beyân ve't-tebyîn, 1/54; el-Hayavân, 3/86; et-Ta'rîfât, s. 59; el-İtkân, 2/808, 809; Mu'terekü'l-akrân, 1/223; Miftâhu'l-'uîûm, s. 277; Sırru'l-fesâha, s. 208-209; el-İzâh, 1/287; Nihâyetü'l-îcâz, s. 347; el-Mutavvel, s. 286; Muhtasaru'l-me'ânî, s. 257; el-Vmde, 1/431; el-Meselü's-sâir, 2/68-70; el-Külliyyât, s. 220; Keşşâfü ısîılâhâti'l-fünûn, 2/ 1475-1476; el-Belâğatü'l-vâuha, s. 242; İlmü'l-Me'ânî, s. 174, 176,184;  Cevâhirul-belâğa, s. 221, 222; el-Câmi s. 83;  'Ulûmü'l-belâğa, s. 166; el-Belâğatü'i-'arabiyye,   'İlmü'l-Me'ânî, s. 399; el-Belâğatü'l-'arabiyye,   2/26-27; Mecâmi'u'1-edeb, İlm-i Me'ânî,   s. 212; Mu'cemü'l-mustalahâti'l-'arabiyye, s. 70;Mu'cemü'l-mustalahâti'l-belâğiyye, s. 202-203; Mu'cemü'l'belâğati'l-'arahiyye, s. 711-712; Edebiyat Bilgi ve Teorileri, s. 111.

[24] el-İtkân, 2/809; Miftâhu'l-'ulûm, s. 277; el-İzâh, 1/287-290 vd.; el-Bürhân, 3/220-221; el-Mutavvel, s. 286; el-Külliyyât, s. 220; el-Belâğatü'l-vâzıha, s. 242; İlmü'l-Me'ânî, s. 176; Cevâhirul-belâğa, s. 223-224; el-Câmi', s. 83;  'Ulûmü'l-belâğa, s. 161, 171-172; el-Belâğatü'l-'arabiyye, İlmü'l-Me'ânî, s.400-403; el-Belâğatü'l-'arabiyye, 2/29-59; Mu'cemü'l-mustalahâti'l'belâğiyye, s. 205-211; Mu'cemü'l-belâğati'l-'arabiyye, s. 155-159, 556, 557; Edebiyat Bilgi ve Teorileri, s. 111-113.

[25] A 'râf suresi, 7/54.

[26] Lisânü'l-'arab, 9/206; el-Belâğatü'l-vâzıha, s. 240.

[27] Fecir suresi, 89/22.

[28] Fecir suresi, 89/22.

[29] Kâf suresi, 50/1-2; ayrıca bk., Te'vîlü müskili'i-Kur'ân, s. 223.

[30] Kasas suresi, 28/24-25; ayrıca bk., el-İtkân, 2/ 821 -822.

[31] Bakara suresi, 2/ 179; ayrıca bk., el-Bürhân, 2/222; Sırru'l-fesâha, s. 209; el-İzâh, 1/ 287; Mu'terakü'l-akrân, 1/227; el-İtkân, 2/814; Miftâhu'l-'ulûm, s. 277; el-Külliyyât, S. 857; Nihâyetü'l-îcâz, s. 347; el-Belâğatü'l-'arabiyye, 2634; Mu'cemü'l-mustalahâti'l-belâğiyye, s. 212; Mu'cemÜ'l-mustalahâti'i-'arabiyye, s. 556.

[32] En'am suresi, 6/82.

[33] Nâzi'ât suresi, 79/31; ayrıca bk.,eI-İtkân, 2/812.

[34] Tr<î/j«re.ri, 7/199; ayrıca bk.,el-Bürhân, 3/221, 226; el-Külliyyât, s. 857; Mu'tera-kü'l-akrân, 1/38; el-İtkân, 2/811. Tr<î/j«re.ri, 7/199; ayrıca bk.,el-Bürhân, 3/221, 226; el-Külliyyât, s. 857; Mu'tera-kü'l-akrân, 1/38; el-İtkân, 2/811.

[35] Hıcr suresi, 15/94; ayrıca bk., el-Bürhân, 3/226; Mu'terakü'i-akrân, 1/37.

[36] AteW j«r«7, 16/90; aynca bk., el-İtkân, 2/810.

[37] Buhârî, Tıbb 51, Nikâh 47; Müslim, Cuma 47; ££w D<5v&/, Edeb 86-87; Tirmizî, Bîrr 79; Dârimt, Salât 199; Muvatta', Kelâm 7; Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/269, 273, 2/ 16,59, 3/470, 4/263. Fazla bilgi için bk., Abdulazîz Alîk, 'İhnü'l-Me'ânî.s. 176-179.

[38] İlmü'l-Me'ânî, s. 179; 'Ulûmü'l-belâğa, s. 186; Mu'cemü't-mustalahâti'l-belâğiyye, s. 209.

[39] .mf suresi, 12/85; ayrıca bk., Te'vîlü müşkili'l-Kur'ân, s. 225; el-Iîkân, 2/825.

[40] Fâtır suresi, 35/4.

[41] Yûsuf suresi, 12/45; ayrıca bk., el-İtkân, 2/841.

[42] el-Mutavvel, s. 295; el-Belâğatü'l-vâzıha, s. 242; el-Câmi', s. 85; Cevâhim'l-belâğa, s. 238; 'Ulûmü'l-belâğa, s.169; Mu'cemü'l-mustalahâti'l-belâğiyye, s. 210.

[43] el-Belâğatü'l'vâzıha, s. 242.

[44] Âl-i İmrân suresi, 3/106; ayrıca bk., Te'vîlü müşkili'l-Kur'ân, s 216.

[45] Ra'd suresi, 13/31.

[46] Nisa suresi, 4/ 23; ayrıca bk., Mu'terakü'l-akrân, 1/244; el-İtkân, 2/833.

[47] /?« suresi, 30/4; ayrıca bk., Mu'terakü'l-akrân, 1/58.

[48] Buhârî,  İmân 4, 5; Müslim, İmân 64-65; £öö Dâvud, Cihâd 2; Tirmizî, Kıyamet 52, İmân 12; Mttdf, İmân 8, 9, 11; Dârimt, Rikâk 4, 8; Ahmed b. Hanbel, Müsned, 2/160, 163,187,191, 192.

[49] em DmW, Edeb 116;   Ahmed b. Hanbel, Müsned, 5/194, 6/450.

[50] Buhârî, Edeb 96; Müslim, Birr 165; Tirmizî, Zühd 50, Da'avât 98; Dârimî, Rikâk 71; Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/392, 3/104,110.

[51] Deylemî, el-Firdevs, 4/285-286 (No: 6843); Kenzü'l-'ummâl, 3/424 (No: 7270, 7271).

[52] el-Mekâsidü'l-hasene, s. 611; Keşfü'l-hafâ, 2/279.

[53] el-Câmi'u's-sağîr, 2/666; Kenzü'l-'ummâl, 9/(No: 246883); el-Mekâsidü'l-hasene, s. 597; Keşfü'l-hafâ, 2/264.

[54] el-Belâğatü'l-'arabiyye, 1/14; Ulûmü'l-helâğa. s.182-183.

[55] Mecâmi'ui't-edeh, İlm-i Me'ânî, s. 221-222; Edebiyat Bilgi ve Teorileri, s. 114.

Bu haber 217 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

Belağat

10 TAKDİM (ÖNE ALMAK) VE TE'HÎR (SONA BIRAKMAK)

10  TAKDİM (ÖNE ALMAK) VE TE'HÎR (SONA BIRAKMAK) 10 TAKDİM (ÖNE ALMAK) VE TE'HÎR (SONA BIRAKMAK)

9- ZİKRETMEK ve HAZFETMEK

9- ZİKRETMEK ve HAZFETMEK 9- ZİKRETMEK ve HAZFETMEK
Bir Garip Kul12 Temmuz 2011

Tarihte Bugün

Bir kişinin veya bir eserin bu sitede bulunması, bu siteyi hazırlayanların bu kişiyi desteklediği anlamına gelmez. Bu sitenin amacı bu eserleri kullanıcılarının değerlendirmesine sunabilmektir. Sahibinin herhangi bir isteği olursa, eser siteden derhal kaldırılacaktır. lisans ihlalin İletişim sayfamızdan bize bildirebilirsiniz
RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi