EŞREFOĞLU RÛMÎ

Admin 27 Eylül 2010, 01:21 Biyografiler

 

İnsanların gönül dünyalarına ışık tutarak onların kâmil bir insan, iyi bir mü’min olmalarının önünü açan tasavvuf kültürü, asırlardan beri toplumumuzun hizmetindedir.

Farklı asırlar ve değişik coğrafyalarda yaşayan yüzlerce sûfî, bir taraftan sohbetleriyle bu kültürü nesillere aktarırken, bir taraftan da kaleme aldıkları eserlerle bu anlayış ve yaşayışı daha sonraki yüzyıllara aktarmışlardır.

Çok eski bir kültür merkezi olan İznik’te doğan Eşrefoğlu Abdullah Rumî de bu yolun yolcularından biridir. Bursa’da eğitim ve öğretimini tamamladıktan sonra tasavvufî hayatın inceliklerini merak eden Eşrefoğlu, o günlerin en meşhur şahsiyetlerinden biri olan Buharalı Emir Sultan’a başvurdu. Emir Sultan ona uzaklardaki bir dostunu tavsiye etti: Hacı Bayram-ı Veli.

Somuncu Baba’nın yanında yetişen Hacı Bayram-ı Veli’nin dergâhı Ankara’da idi. İznikli Abdullah tavsiyeye uydu. Hacı Bayram, İznikli dervişe tasavvuf dünyasının kapılarını açtı. Tasavvufî terbiyesini tamamladıktan ve mürşidinin kızıyla evlendikten sonra memleketine döndü. Öğrendiklerini öğretmeye, yaşadıklarını yaşatmaya başladı.

Gözün aç imdi uyan   Bu dervişlik yoluna

Tevbeye gel tevbeye Sıdk ile gelen gelsin

Gaflet uykusuna kan Hak’dan özge ne ki var

Tevbeye gel tevbeye Gönlünden silen gelsin

Bir müddet İznik’te hizmet veren Rumî, tekrar mürşidine başvurmak ihtiyacını hissetti. İçinde bir eksiklik, tarifi zor bir boşluk hissediyordu. Hacı Bayram meseleyi anlamıştı. Onu bir başka meslektaşına göndermesi gerekiyordu. Farklı bir yer, farklı bir dergâh, farklı bir mürşid gerekiyordu. Gösterilen yer Hama, gösterilen dergâh Kadirî dergâhı, gösterilen mürşid Hüseyin Hemevî idi.

Osmanlı topraklarına Kâdirî neşvesini taşıyan Rumî, bir taraftan diliyle diğer taraftan kalemiyle bu dünyanın kapılarını isteyen herkese açıyordu. Yazdığı eserler beş yüz seneden beri bizim toplumumuzun “yastıkaltı” kitabı olmuş, hiçbir olay bu sevdayı yok edememişti. Eserlerinden biri manzum, ikisi mensurdur.

1. Divan: Tasavvufî, ahlâkî şiirleri ihtiva eden eserde yer alan manzumelerin mühim bir kısmı bestelenerek okunmuştur, okunmaktadır:

Ey Allah’ım beni senden ayırma

Beni senin didârından ayırma

Seni sevmek benim dinim imanım

İlâhî din ü imandan ayırma.(1)

2. Müzekki’n-Nüfûs: Nesir halinde tasavvufî ahlâkı anlatan bu eser nefis terbiyesinin yollarını ayet, hadis ve menkıbelerle anlatmaktadır.(2) Ona göre nefs-i mutmainne’ye ulaşabilmek için şu yedi “hastalık”ın tedavi edilmesi gerekir: Hırs, haset, şehvet, gadab, buhul (cimrilik), hikd (kin), kibir. Tasavvufî terbiye yolu ile bu problemleri aşanlar şu güzellikleri elde ederler: Hayâ, sahavet (cömertlik), şecaat, tevazu, hilm, mürüvvet, kanaat, sabır, şükür.

3. Tarikatnâme: Daha çok dervişlere yol göstermek için kaleme alınan bu eser de, XV. yüzyılın güzel Türkçesiyle kaleme alınmıştır.(3)

1469 yılında İznik’te vefat eden Eşrefoğlu Rumî’nin yerine, kendisi gibi şair olan Abdürrahim-i Tirsî geçmiştir.

Eşrefî kültürü asırlar boyunca Osmanlı toplumuna gönül medeniyetinin meyvelerini sunmuş, “kalb-i selim”i elde edebilmenin yollarını göstermiş, beste ile güftenin muhteşem sentezini sunmuştur.(4) Onun davetiyesiyle sözü bağlayalım:

Gel bu aşkın şerbetinden bir kadeh nûş eylegil

Gel bu aşk ile başını tâ ebed hoş eylegil

Gel bu aşk deryasının dermek dilersen dürlerin

Gel bu Eşrefoğlu Rumî sözlerin gûş eylegil.


Alıntı:  Prof. Dr. Mustafa Kara/ Uludağ Üniversitesi İlâhiyat Fakültesi

1. Son olarak Mustafa Güneş tarafından neşredilmiştir. Ankara, 2000.

2. Abdullah Uçman tarafından neşredilmiştir. İstanbul, 1996.

3. Neşr: Esra Keskinkılıç, İstanbul, 2002.

4. Ayrıca bk. Mustafa Kara, Eşrefoğlu Rumî, Ankara, 1995; DİA, Eşre      fiyye/Eşrefoğlu Rumî, c. XI.

EŞREFOĞLU RÛMÎ Hayatı

Bu haber 2331 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

Diğer Konular

Abdülbaki Gölpınarlı (1900-1982)
Abdülbaki Gölpınarlı (1900-1982)
ŞEYH ŞÂMİL (1797-1871)
ŞEYH ŞÂMİL (1797-1871)
MUSTAFA ASIM KÖKSAL
MUSTAFA ASIM KÖKSAL
Yusuf Has Hacip
Yusuf Has Hacip